Dost musun düşman mı stres?

Stres Hayatın Her Alanında Yanımızda: Dost mu düşman mı?

Stresi doğru yönetebilmek için önce stres nedir onu bilmek gerekir?

Stres herkesin yaşamı boyunca karşılaştığı durumlardan biridir.

Çevreyle uyumu bozan, kapasiteyi zorlayan stres, kişiyi rahatsız eden bir duruma karşı organizmanın verdiği bir tepkidir. Tepki iki seçenek halinde karşımıza çıkar.

SAVAŞ ya da KAÇ! Bu durumda canlı, canını kurtarmak için ya kaçar ya da savaşır. Bedenen kendini bu eyleme göre düzenler.

Peki, bu sırada beynimizde neler olur?

Beynimiz stresi fark edince kortizol salgılamaya başlar ve bu işlem anlık bir davranış sergilememizi sağlar. Yani hayatta kalmamız için gereken sistemleri aktive eder ve gereksiz işlemleri durdurur. Karşımıza çıkan tehlikeye karşı bir hamle yapacak şekilde hazırlanırız. Ya savaşırız ya da kaçarız.

Ama kronik stresin neden olduğu uzun süreli yüksek kortizol salınımı beyne zarar vermeye başlar. İşte bu noktadan itibaren tehlike çanları bizim için çalıyor demektir.

Kronik kelimesi önemli bunun altını çizmek istiyorum, gerekli gereksiz her konuda stres altında olduğunu düşünenler bu stresi uzun süreli yaşayanlar için kullanılıyor. Zaten sorun da bu, ihtiyacımız olmayan durumlarda ortaya çıkan stres kişiyi zor durumlara sokuyor. Yoksa stres hayatta kalmak adına oldukça önemli bir faktör, o olmasa tehlikeli durumları atlatabilecek becerilere sahip olamazdık.

Konuya dönersek örneğin, kronik stres amigdaladaki (beynin korku merkezi) nöron iletişimi arttırır ve kortizol arttıkça hipokampus ( öğrenme, hafıza ve stres kontrolü) üzerindeki elektrik aktivitesi bozulur.

Uzun süreli kortizol salınımı aynı zamanda beynin küçülmesine de sebep olur. Nöronlar arası sinaptic bağlar kaybolur. Özellikle prefrontal bölgenin küçülmesi nedeniyle dikkat, karar verme ve sosyal ilgi gibi konularda başarısız olmaya başlarız.

Kronik stres altında olduğunuzu nasıl anlarsınız?

  • Sürekli yorgun hissetmek
  • Sinirli, huzursuz endişeli olmak
  • Uyku sorunları yaşamak
  • Sabahları yorgun uyanmak
  • Odaklanmakta zorluk çekmek
  • Sık sık baş ağrısı çekmek
  • Önceden yapılan işleri yapmaktan zevk almamak.
  • Kendini değersiz hissetmek
  • Depresif ve üzgün olmak.
  • Sıkça hastalanmak.
  • Sigara, içki, uyuşturucu gibi maddeleri rahatlama amacıyla kullanmak.
  • İştahta artış/azalma olması.

Bu belirtileri göz önünde bulundurulduğunda kimler stres altında olduğunu düşünüyor?

Neredeyse HEPİMİZ!

200134573-001

 

Kısa süreli stres bazı noktalarda bize avantaj sağlayabilir fakat uzun dönemde hayat kalitemizi ciddi ölçüde düşürür ve hastalıklara yol açar.

Yapılan araştırmalar stresin pek çok hastalığın başlamasına veya artmasına sebep olduğunu göstermektedir. Stres, iç sıkıntısından, vücudun bağışıklık sisteminin bozulmasına kadar geniş bir yelpazede insan sağlığını etkiler.

Hatta bel çevrenizin genişliğini bile etkiler. Daha çok stres hormonu (kortizol->adrenalin) salgılandıkça daha çok karbonhidrat tüketerek enerji depolamaya çalışırsınız ve daha kalın bir beliniz olur.

Kronik stresin kaçınılmaz sonuçları neler diye merak ediyorsanız, özetle listeliyorum.

  • Çarpıntı
  • Nefes darlığı
  • Kas gerginliği
  • Kalp krizi
  • İnme/felç
  • Unutkanlık
  • Dikkat dağınıklığı
  • Baş ağrıları
  • Panik bozukluklar
  • Tükenmişlik
  • Depresyon

Bu sorunlar hayat kalitemizi ciddi ölçüde düşürebiliyor.

Peki, siz bu sorunlarla baş etmeye çalışıyor musunuz? Nasıl çözümler üretiyorsunuz?

Çözüm için önce CESARET.

Değişim için önce cesur olmak gerekiyor, alışıldık yorucu, huzursuz, mutsuz hatta sağlıksız bir hayatı geride bırakıp yenilenmiş bir yaşama giriş her zaman kolay bir adım olamıyor. Çünkü kişi, yıllardır yaşadığı hayat ne kadar kötü olursa olsun alıştığı için kendini o alanda GÜVENDE hissediyor.

Yazının bundan sonraki bölümüne yeni ve daha güzel bir yaşam için cesaretini toplayanları bekliyorum.

Bütün bu stres faktörleriyle bir arada yaşarken asıl önemli olan bizim bu faktörlere nasıl tepki verdiğimiz. Beyninizin kontrolü sizin elinizde değilse o kontrolü gerçek sahibine vermenin zamanı gelmiş demektir.

Biz bu beyni nasıl kontrol ederiz diye düşünüp karalar bağlamayın.

İşte NEUROFEEDBACK uygulamaları bu noktada devreye giriyor.

Bu belirtilerin kaybolması ancak stresin kontrol edilmesiyle mümkündür.

Neurofeedback, kişinin stresin üzerindeki belirtilerine yönelik farkındalığını artırarak bu belirtileri kontrol etmesine ve psikolojik olarak gevşeyip rahatlamayı öğrenmesine yardımcı bir tekniktir.

Neurofeedback bir tür “mental fitness” olarak da kabul edilebilir.

Beyin kendi performansını izledikçe daha başarılı olmak için çaba harcar. Eğitim süresince beynin dalga boyları an be an gözlemlenir ve dalga boylarının seviyelerine göre kişiye geribildirim sağlanır. Bu geribildirim işitsel, görsel ve dokunsal sağlanır. Kesinlikle beyne direk bir müdahale söz konusu değildir. Bu uygulamaların doğru sayıda tekrarlanması halinde kalıcı bir öğrenme söz konusu olacaktır. 

Sonuç olarak bütün bu bilgilerin üzerine,  strese uzun süre maruz kaldığını düşünen herkes bir an önce lütfen çözüme gidiniz. İster bilimsel yöntemler ister alternatif yöntemler, size iyi gelen her ne ise ona koşun, psikoterapiye gidin, yogaya gidin, resim yapın, müzik dinleyin, fotoğraf çekin, spor yapın, sağlıklı beslenin… Neurofeedback uygulamaları ile henüz tanışmamış olanlar bu sistemi aklınızın bir köşesinde bulundurun. (Detaylı bilgi için frontaldenge.com adresini ziyaret edebilirsiniz)

Hayat tekrar tekrar yaşanılabilecek bir olgu değil, bir hayatınız var. Önce kendiniz ardından sevdikleriniz için kendinize dikkat edin, kendinizi sevin ve kendinize iyi bakın.

NOT: Neurofeedback Othmer Method çalışmalarını daha yakından tanıyabilmeniz adına sonraki yazılarımda bu konuya ayrıca bir başlık açacağım, ilgilenenlere duyurulur.

Dilara.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s